Kanserle mücadelede Türk - Japon işbirliği
Aglikonların kansere karşı kullanılması için çalışma başlatıldı.
Şafak Gezer
Kimyasal Değerlendirme Uzmanı / İçerik Üreticisi
Aglikonların kansere karşı kullanılması için çalışma başlatıldı. Ege Üniversitesi (EÜ) Fen Fakültesi Kimya Bölümünde bitkilerden elde edilen aglikonlar (Glikozit’in şeker içermeyen kısmı) üzerine gerçekleştirilen semi-sentez çalışmaları ile kanser tedavisinde kullanılmak üzere ilaç adayı bileşiklerin araştırılması projesi TÜBİTAK tarafından destek gördü. EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, proje hakkında Doç. Dr. Safiye Emirdağ Öztürk’ten bilgi aldı.
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümünde görevli araştırmacı Doç. Dr. Safiye Emirdağ Öztürk, Japonya Kumamoto Üniversitesi’nden Prof. Dr. Masami Otsuka ile ortak olarak geliştirdiği proje kapsamında, yarı-sentetik yöntemle sentezlenecek bileşiklerin kanser molekülleri için yüksek özgüllükte anti-kanser nitelikli ilaçlar elde etmek amacıyla bir çalışma başlattı. TÜBİTAK’ın uluslararası projeler kapsamında desteklediği araştırmada, sentezlenen tüm semi-sentez bileşikleri akciğer, rahim ağzı, böbrek, nöroblastoma, göğüs ve pankreas kanser hücresi için anti-kanser aktivite testleri yapıldı ve elde edilen sonuçların umut verici olduğu gözlendi. Çalışmalar kapsamında elde edilen bileşikler için TÜBİTAK’a patent başvurusu yapıldı.
Japonlar Ege’de ağırlanacak
Türkiye- Japonya ikili ortaklı proje ile ilgili gelişmeler ve gelecekte yapılacak araştırmalar hakkındaki ilk toplantı Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde yapıldı, ikinci toplantının ise 2019 yılında Ege Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenmesi kararlaştırıldı. TÜBİTAK- Japonya ikili işbirliği projesi ile halk arasında ‘Çöven’ adıyla bilinen bitkinin köklerinden elde edilen ana bileşik üzerinde semi-sentetik yöntemle daha aktif türevlere ulaşılması hedefleniyor. Elde edilmesi tasarlanan bu yeni bileşiklerin güçlü anti kanser etkileri ve yeni bir kinaz inhibitörleri sınıfı olabileceği düşünülüyor. Kemoterapötik ilaç geliştirme çalışmaları bu projenin temel amaçları arasında yer alıyor.
Projeye tam destek
EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Doç. Dr. Safiye Emirdağ Öztürk’ü ziyaret edip çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Yürütücülüğünü yaptığı TÜBİTAK ve BAP projelerinin hız kesmeden devam ettiğini dile getiren Öztürk, “Bitkilerden elde ettiğimiz aglikonlar üzerine gerçekleştirilen semi-sentez çalışmaları ve bunların kansere tedavi amaçlı ilaç adayı bileşiklerin araştırılması konusunda önemli adımlar attık. Fen, sosyal, mühendislik bilimleri, tıp ve eczacılık alanlarının tümünde Türkiye genelinde destek gören 2 projeden birisi olan projemiz,TÜBİTAK ve Japonya Bilimi Destekleme Kurumu (JSPS) tarafından da destekleniyor. Uluslararası ortak projede, Japonya Kumamoto Üniversitesinden Prof. Dr. Masami Otsuka ve benim yürütücülüğümde devam ediyor” dedi.
Egeli araştırmacıların önemli çalışmalara imza attığını söyleyen Rektör Budak, “Üniversitemizdeki değerli hocalarımız ve araştırmacılarımız çalışmalarıyla göğsümüzü kabartıyor. Ege Üniversitesi Rektörlüğü olarak bu çalışmaların her zaman yanındayız ve desteğimiz artarak devam edecek. Araştırmacımızı çalışmalarından dolayı kutluyorum” diye konuştu.
Haber: Menduha Ceylan - İZMİR(Ege Ajans) Haber Kaynağıİlginizi Çekebilir
Güneş Işığının Gizli Gücü
Kyushu Üniversitesi'nden araştırmacılar, düşük enerjili görünür ışık fotonlarını birleştirerek yüksek enerjili ultraviyole (UV) fotonlarına dönüştüren devrim niteliğinde yeni bir katı hal malzemesi geliştirdi.
Sanayinin "Enerji Canavarı"na Moleküler Çözüm: Polioksometalat (POM) Esaslı Yeni Nesil Süzgeçler
Kimyasal ayrıştırma süreçleri, endüstriyel enerji tüketiminin büyük bir kısmını oluşturuyor. Uluslararası bir araştırma ekibi, doğadaki "akuaporin" kanallarından ilham alarak geliştirdikleri Polioksometalat (POM) bazlı membranlarla, geleneksel damıtma yöntemlerine kıyasla 10 kat daha verimli bir ayrıştırma teknolojisi geliştirdi.
Kimya Endüstrisinin "Görünmez Tehlikeleri": 13 Yıllık İSG Karnesi Masaya Yatırıldı
İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde hazırlanan kapsamlı bir yüksek lisans tezi, Türkiye kimya endüstrisinin 2008-2021 yılları arasındaki iş kazası verilerini mercek altına aldı. Araştırma, sektördeki büyüme hızı ile iş güvenliği kültürü arasındaki kritik açığı gözler önüne seriyor.